Gazeteci Fatih Altaylı, fonlarda yaşanan mağduriyetlerle ilgili bir bankanın üst düzey yöneticisiyle yaptığı görüşmeyi aktardı. Bankaların kısa vadede 500 bin mağdurun kapılarına dayanmasından ve durumun sosyal bir soruna dönüşmesinden endişe ettiğini söyleyen Altaylı, asıl problemin ise uzun vadede ortaya çıkabileceğini savundu.
Fonların tasfiye sürecinin ardından yatırımcıların yaşadığı mağduriyetler gündemdeki yerini koruyor. Fatih Altaylı da kaleme aldığı yazıda konunun hem yatırımcıların zararlarının karşılanması hem de olası cezai süreç açısından ele alınması gerektiğini savundu.
Fonların tasfiye sürecinin ardından yatırımcıların yaşadığı mağduriyetler gündemdeki yerini korurken, gazeteci Fatih Altaylı’dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi.
Altaylı, bir bankanın üst düzey yöneticisiyle karşılaştığını ve aralarında fonlarla ilgili kısa bir sohbet geçtiğini belirtti. Görüştüğü yöneticinin, fon olaylarının bankalar açısından da sorun oluşturabileceği endişesi taşıdığını aktardı.
Bankaların kısa vadede yaşanabilecek gelişmelerden endişeli olduğunu söyleyen Altaylı, görüşmesini şu sözlerle anlattı:
“Dün bir bankanın üst düzey yöneticisiyle karşılaştım. Kısa bir sohbetimiz oldu. Onların endişesi, bu fon olaylarının bankalar için sorun yaratacağı yönünde. Kısa vadede, 500.000 mağdurun kapılarına dayanmasından, bunun sosyal bir soruna dönüşmesinden ve faaliyet gösterememelerinden endişe ediyorlar.”
Altaylı ise kendisine göre daha büyük problemin uzun vadede yaşanabileceğini ifade etti.
Bazı avukatların fon mağdurlarına ulaşarak çeşitli vaatlerde bulunmaya başladığını belirten Altaylı, yatırımcıların bekledikleri sonuçları alamamaları durumunda bankalara karşı hukuki süreçlerin gündeme gelebileceğini öne sürdü.
“Zaten bazı avukatlar ortaya çıktı. Mağdurlara ulaşıyorlar, vaatlerde bulunuyorlar. Onlara inanan fon yatırımcılarının çoğunluğu umduklarını elde edemediğinde, bankalara karşı davaların kaçınılmaz bir sonuç olacağını düşünüyorum.”
Mağdur sayısına ve söz konusu para miktarlarının büyüklüğüne dikkat çeken Altaylı, sorunun yalnızca mevcut düzenlemelerle çözülemeyeceğini savundu.
“Mağdur sayısı ve söz konusu miktarların büyüklüğü göz önüne alındığında, bu cenaze SPK genelgeleriyle veya bankaların üzerine yıkılarak gömülebilecek bir şey değil. Bu konuda yasal bir düzenleme şart.”
Altaylı, sürecin uzaması halinde fon yatırımcılarının yeni mağduriyetlerle karşılaşabileceğini de ileri sürdü. Özellikle mağdurlara gerçekçi olmayan vaatlerde bulunan kişilere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
“Aksi takdirde, bankalar uzun vadede davalara karışabilir, sahte umut satan dolandırıcılar zaten dolandırılmış yatırımcıları tekrar kandırabilir ve bu sefer bir ‘mağdur fonu borsası’ ortaya çıkabilir.”
Altaylı, değerlendirmesinin devamında geçmiş bankacılık krizlerinde kullanılan hukuki düzenlemelere de dikkat çekerek, benzer şekilde etkili bir yasal çerçevenin önemine işaret etti.



